 |
Isırıklarla başa çıkmanın yolları:
Böcek sokmaları özellikle yaz ve sonbahar başlarında
tarlada çalışan, tatil ve piknik yapan insanlar için keyif kaçırıcı, bazen de yaşamı
tehdit edici bir sorundur.
Ülkemizde de en önemli böcek sokmaları yaban arısı, eşek
arısı ve bal arısı, az da olsa akrep ve yılan sokması ile ortaya çıkar.
|
Akrep sokması:
Akrep, zehrini "telson" denen kuyruğunun son boğumunda
yer alan zehir bezlerinden üretir ve iğneleyeceği zaman iki kasın yardımıyla dışarı
verir.
Yurdumuzda meydana gelen akrep sokmalarında nadiren de
olsa özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde ölüm vakaları bulunmaktadır.
Akrep sokmalarının etkisi, akrebin türüne, boyuna, yaşına,
cinsiyetine, saldırganlığına, mevsime, sokulan kişinin alerji hassasiyetine, yaşına,
sokulan bölgenin hayati fonksiyonlara sahip organlara yakınlığına göre değişmektedir.
Bilhassa kalp ve solunum rahatsızlıkları olan insanlar, akrep sokmalarından fazla
etkilenmektedir. Güneydoğu'da yapılan çalışmalar sırasında sağlık ocakları ve halktan
edinilen bilgilere göre; akrep sokmalarının tamamına yakını kısmi ağrılar ve yaralar
şeklinde olup, birkaç saatten bir güne varan sürelerdeki rahatsızlıklar ile sonuçlanmaktadır.
Belirtiler;
• Sokulan yerde 30 dakika veya biraz daha fazla süren
çabuk ve şiddetli, yanma hissi uyandıran ağrı ve genelde gözle görülebilen iğne
izi,
• Semptomlar, esas 30 dakika veya bazen 4-12 saat sonra görülmeye başlar ve takip
eden 24 saat boyunca artarak kendini gösterir. Ağrı, belli bir bölgede olabileceği
gibi, karındaki kramplar şeklinde başka bir yerde de oluşabilir.
• Yanma hissi ile genellikle el, ayak, yüz ve baş derisinde görülen iğnelenme, karıncalanma
ve aşırı bir duyarlılık,
• Giyecek birşeyler arama, yatağa girme isteği gibi deride aşırı duyarlılık ve sesten
bile rahatsızlık,
• Bacakları bükememe şeklinde kas koordinasyon bozukluğu veya yürürken sarhoş gibi
davranma, istem dışı hareketler, titreme, halsizlik,
• Yeme ve yutma sorunları, konuşma zorluğu, başağrısı, kusma ve ishal,
• Hastanın göz kapaklarının bükülmesi, sarkması,
• Bebeklerde hiperaktiflik ve sebepsiz yere ağlamalar,
• İdrar güçlüğü,
• Solunum güçlüğü ve buna bağlı ölüm.
Tedbirler:
• Özellikle geceleri, akrep olabilecek yerlerde çıplak
ayakla dolaşmamak, mümkünse ayağı iyi kapatacak şeyler giymek,
• Akreplere çıplak elle dokunmamak,
• Kamp yaparken veya açık arazide yatarken; doğrudan zeminde yatmamak,
• Arazide çeşitli amaçlarla taş veya ağaç kütüğü vs. kaldırırken dikkatli olmak,
taşı kendine doğru çevirmek,
• Bölgedeki akreplerin, yüksek zehirli veya zararsız olup olmadıklarını öğrenmekte
de yarar vardır.
İlk yardım:
• İlk olarak soğuk (buz vs.) uygulama yapılmalı,
• Kalp ve solunum fonksiyonları takip edilmeli,
• Hareket edilmemeli ve yara temiz tutulmalı,
• Panzehir, sadece ciddi zehirlenme durumlarında, doktor tarafından tatbik edilmeli,
• Zehir gözlere temas edecek olursa; bol su veya süt vs. gibi bir sıvı ile yıkanmalıdır.
|
 |
Yanlışlar:
• Isırık yerini bıçak vs. ile yarmak, kesmek,
emmek, çeşitli merhemler sürmek gibi yöntemlere başvurulmamalı veya geleneksel yöntemler
kullanılmamalı,
• Semptomların etkisini azaltmak için alkol kullanılmamalı,
• Morfin ve morfin benzeri acıyı azaltacak şeyler kullanılmamalı; zira bunlar nabzın
artmasına ve solunum güçlüklerine sebep olabilir.
Örümcek ısırıkları:
Örümcekler tarafından ısırılma, çoğunlukla
ısırılan vücut bölgesi ile sınırlı kalıp, acı, yanma hissi ve şişkinlik ile sonuçlanır.
İnsanı öldürecek derecede güçlü zehirli örümcek türleri oldukça azdır ve yurdumuzda
bu denli zehirli türler bulunmamaktadır. Isırılan kişi, hayvanın zehrine karşı alerjik
tepki gösterebilir. Bu durumda, tehlike riski daha yüksektir.
Belirtiler:
• Isırılan yer ilkin olarak şişer ve dokunmaya
karşı hassas bir hale gelir.
• Sersemlik, kusma eğilimi, terleme, tükürük salgısında artış, solunum güçlüğü diğer
etkilerdir.
Örümcek ısırmalarında yapılması gerekenler,
• Kişiyi sakinleştirmek. Kişi, örümcek zehirli
olmasa bile panik nedeniyle şoka girebilmekte ve bu nedenle oksijensiz kalarak,
hayati tehlike yaşamaktadır. Panik esnasında salgılanan hormonların vücutta dolaşımı
hızlandırdığı ve bu nedenle de zehrin vücut içerisinde dağılımını kolaylaştırdığını
unutmamak gerekir.
• Buz veya soğuk su içeren bir torba ile ısırılan yer üzerine kompres yaparak şişkinliği
indirmeye ve acıyı azaltmaya çalışmak,
• Isırılan bölgeyi sabun ve su ile iyice yıkamak,
• Zehirli örümcek ısırmalarında alkolden veya ağrı kesicilerden kesinlikle uzak
durmak,
Arı sokmaları:
Arı alerjisi, toplumda sık görülen ve ölümcül
sonuçları nedeni ile dikkatleri üzerine çeken alerjik hastalıklardan biridir. Arı
alerjisine ait ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 2641 yılında Mısır Firavunu Menses’ in yaban
arısı tarafından sokulup ölmesine aittir. En sık alerji sebebi olan arılar bal arısı,
sarı arı ve eşek arılarıdır. Arı alerjisi, özellikle arı tarafından birkaç kez sokulan
ve genetik olarak yatkın kişilerde ortaya çıkar. Daha önceden arı tarafından sokulup
ciddi reaksiyon görülen kişilere bir alerjist tarafından arı alerjisi aşısı uygulanması
ve kişinin gerekli tedbirleri (açık havada alışveriş, piknik yapmamak, hoş kokulu parfümler kullanmamak, parlak ve çiçek desenli giysiler giyinmemek, terli olmamak,
devamlı yanında antialerjik ilaçlar bulundurmak ve şapka takmak v.b.) alması önemlidir.
 |
İlk yardım;
• Sokma yerinin üstünden turnike uygulayın ve turnikeyi her
10 dakikada bir 3 dakika kadar gevşetin,
• Sokma yerine soğuk kompres uygulayın,
• Antialerjik ilaçları uygulayın,
• En kısa zamanda doktora ulaşın.
|
Tedavi:
Tedavide temel, mutlaka arı tarafından sokulma
riskini azaltmaktır. Bunun için yukarıdaki önerileri dikkatle uygulayınız. Bunun
dışında antialerjik ilaçlar, kortizon ve adrenalin gerektiği durumlarda kullanılır.
Arı alerjisinde en önemli tedavi aşı tedavisidir. Arı alerjisine karşı uygulanan
aşı tedavisi 2-3 yıl kadar sürmekle birlikte % 100 başarılıdır.
Sivrisinek ısırıkları:
Yaklaşık 2700 türü olduğu saptanan sivrisineklerden
insan sağlığı açısından önemli olan Anopheles, Culex ve Aedes adlı üç türü önem
kazanmaktadır. Sivrisinekler sıtma, Filariazis, Sarı Humma, Deng hastalığı gibi
hastalıkların yayılmasında ve salgın hastalıkların ortaya çıkmasında önemli rol
oynarlar.
Tedbirler;
• Su birikintilerinin ortadan kaldırılması,
• Derelerin rehabilitasyonu veya üzerlerinin kapatılması,
• Taban suyu olan yerlerde drenaj vb. tedbirler alınması,
• Bina altlarında meydana gelebilecek su birikmelerinin önlenmesi,
• Bahçe ve balkon gibi özel mülk alanlarında da su birikintisine yol açabilecek
unsurların ortadan kaldırılması önemlidir.
Yılan ısırığı:
Yöresel olarak değişse de ülkemizde çok
zehirli yılanlara sık rastlanmamaktadır. Zehirli yılan ısırığının karakteristik
görünümü, aralarında 1 ila 1,5 cm açıklık bulunan, etrafında şişme ağrı ve renk
değişikliği olan 2 adet küçük deliktir.
İlk yardım:
• Isırılan bacak veya kol, ısırılan yerin
yukarısından sargı (turnike) ile sıkılır. Turnike her yarım saatte bir, iki dakika
gevşetilerek zehrin yavaş yavaş kana karışması sağlanır. Böylece az miktarda zehir
kan tarafından kolayca etkisiz hale getirilir.
• Isırılan bölge tesbit edilir ve kalp seviyesinin aşağısında tutulur.
• Varsa yüzük, saat, takı ve tüm sıkı giysiler çıkarılmalıdır.
• Asıl yapılması gereken, ısırılan bölgeyi ve hastayı hareketsiz hale getirip, mümkünse
yılanı öldürüp hastayla birlikte en yakın hastaneye götürmektir.
Tüm ısırıklar için genel kural:
Herhangi bir ısırıkla karşılaşıldığında
ısırılan bölgenin, kalbe yakın bir yerinden turnike bağlayıp, her 10 dakikada bir
kez 2-3 dakika çözmek, organı mümkün olduğunca hareketsiz bırakmak gerekir. Isırılan
yerden zehri emmeye çalışmak da mantıklı bir davranış değildir. Keza ağız içindeki,
yemek borusundaki veya midedeki yaralardan (örneğin habersiz olduğunuz bir ülserden)
zehrin kana karışma olasılığı oldukça yüksektir. Ayrıca ısırılan bölgeye soğuk uygulama
yapmak, ağızdan aspirin dışında bir ağrı kesici almak ve bir sağlık kuruluşuna başvurmak
gerekir. Bunlara rağmen vücutta kasılmaların başlaması, acilen bir sağlık kuruluşuna
ulaşıp antiserum yapılmasını gerektirir.